Başlamak İçin Çok Paraya Değil, Doğru Bir Plana İhtiyacınız Var

Yatırım konusunda bana en sık sorulan sorulardan biri şu:
“Hocam, yatırıma başlamak için ne kadar para lazım?”
Bu soruya vereceğim cevap belki sizi şaşırtacak:
Mesele ne kadar paranız olduğu değil, elinizdeki parayı nasıl yönettiğinizdir.
Çünkü 10.000 TL'yi yönetemeyen bir insanın, eline 1 milyon TL geçtiğinde bir anda iyi bir yatırımcıya dönüşeceğinin garantisi yoktur.
Hatta tam tersi... Para büyüdükçe yapılan hataların bedeli de büyür.
Bu nedenle yatırıma başlamadan önce “Hangi hisseyi alayım?”, “Hangi fon daha çok kazandırır?”, “Bitcoin alınır mı?” gibi sorulardan önce çok daha önemli bir konuyu çözmemiz gerekiyor: Kendi yatırım planımızı oluşturmak.
Ay Sonunda Kalan Parayla Yatırım Yapılır mı?
Birçok insanın yatırım sistemi şöyle çalışıyor:
- Maaş gelir.
- Kira veya kredi ödenir.
- Faturalar ödenir.
- Kredi kartı ödenir.
- Alışveriş yapılır.
- Gezilir, yenilir, içilir.
Sonra ay sonunda hesaba bakılır: “Bakalım yatırım yapacak para kalmış mı?”
Çoğu zaman kalmaz. :)
Çünkü insanın harcamalarının doğal bir özelliği vardır:
Gelir arttıkça harcamalar da büyümeye eğilimlidir.
50.000 TL kazanırken 45.000 TL harcayan bir insan, geliri 70.000 TL olduğunda mutlaka 45.000 TL harcamaya devam etmez.
- Ev değişir.
- Araba değişir.
- Telefon değişir.
- Restoranlar değişir.
- Tatil değişir.
Ve bir süre sonra 70.000 TL de yetmemeye başlar.
Bu nedenle benim yatırım konusunda çok sevdiğim basit bir yaklaşım var:
Ay sonunda kalan parayla yatırım yapmak yerine, yatırım için ayırdığınız paradan sonra kalanla yaşamayı öğrenin.
Aradaki fark küçük gibi görünür.
Ama uzun vadede sonuçları çok büyüktür.
1. Önce Finansal Fotoğrafınızı Çekin
Yatırıma başlamadan önce TradingView açmanıza gerek yok.
Önce banka hesabınızı açın. :)
Bir kâğıt alın ve dört rakam yazın:
- Aylık net geliriniz: Ne kadar?
- Aylık zorunlu gideriniz: Ne kadar?
- Borçlarınız: Ne kadar?
- Mevcut birikiminiz: Ne kadar?
Bu dört rakamı bilmiyorsanız henüz hangi yatırım aracının size uygun olduğunu konuşmak için erken olabilir.
Çünkü yatırım planı piyasadan önce sizin mali durumunuzla başlar.
Aylık 100.000 TL kazanıp 105.000 TL harcayan bir insanın ilk problemi yatırım fonu seçmek değildir.
Önce bütçesindeki deliği kapatması gerekir.
2. Acil Durum Parası ile Yatırım Paranızı Ayırın
Bence yatırım yaparken en sık yapılan hatalardan biri budur.
İnsan elindeki bütün parayı yatırıma yönlendiriyor.
Sonra hayatın olağan sürprizlerinden biri çıkıyor.
- Araba bozuluyor.
- Evde beklenmedik bir masraf çıkıyor.
- İşle ilgili bir problem yaşanıyor.
- Acil nakit gerekiyor.
Ne oluyor?
Belki de çok iyi bir yatırımı, piyasanın en kötü zamanında satmak zorunda kalıyor.
Bu nedenle yatırım sermayesi ile acil durum parası aynı şey değildir.
Acil durum için ayrılan paranın amacı yüksek getiri değildir.
Amacı gerektiğinde ulaşılabilir olmaktır.
Yatırım parasının ise belirlediğiniz süre boyunca çalışmasına izin verebilirsiniz.
Bu iki parayı birbirine karıştırmadığınızda çok daha rahat yatırım yaparsınız.
Çünkü piyasa düştüğünde:
“Eyvah! Önümüzdeki ay bu paraya ihtiyacım olabilir.”
diye düşünmezsiniz.
3. “Ne Kadar Yatırmalıyım?” Sorusundan Önce Düzenli Yatırım Yapmayı Öğrenin
Bir insan ayda 50.000 TL kazanıyor olabilir.
Bir başkası 150.000 TL.
Dolayısıyla herkese: “Her ay 10.000 TL yatırım yapın.” demek anlamsızdır.
Bunun yerine gelirinizin belirli bir yüzdesini yatırım için ayırmayı düşünebilirsiniz.
Bu bazı insanlar için %10 olabilir. Bazıları için %20.
Geliri ve tasarruf kapasitesi yüksek birisi için çok daha fazla olabilir.
Burada önemli olan benim size bir oran söylemem değil.
Sizin sürdürebileceğiniz oranı bulmanızdır.
Çünkü yatırımda çok güçlü bir kelime vardır: Süreklilik.
Bir ay 50.000 TL yatırıp sonraki altı ay hiçbir şey yapmamaktansa, yıllarca düzenli yatırım yapabilmek çok daha sağlıklı bir alışkanlık oluşturabilir.
4. Paranızı Ne Zaman Kullanacağınızı Bilmeden Yatırım Yapmayın
Diyelim ki elinizde 500.000 TL var.
Bu bilgi tek başına bana hiçbir şey anlatmıyor.
Size sormam gereken ikinci soru şu:
“Bu paraya ne zaman ihtiyacınız olacak?”
- Üç ay sonra ev alırken kullanacaksanız başka...
- Çocuğunuzun beş yıl sonraki eğitimi için biriktiriyorsanız başka...
- 20 yıl sonraki emekliliğiniz için yatırıyorsanız bambaşka bir plan gerekir.
Yatırım dünyasında zaman, risk alma kapasitemizi doğrudan etkiler.
Kısa süre sonra kullanacağınız bir parayla yüksek risk almak, sizi yanlış zamanda satış yapmak zorunda bırakabilir.
Bu nedenle yatırım yaparken sadece: “Ne kadar kazanabilirim?” diye sormayın.
Şunu da sorun:
“Bu paraya ne zaman ihtiyacım olacak?”
5. Önce Ne Kadar Kazanacağınızı Değil, Ne Kadar Kayba Dayanabileceğinizi Düşünün
Herkes yüksek getiri ister.
Ama işin ilginç tarafı şu:
İnsanlar yatırım yaparken %50 kazanma ihtimalini büyük bir heyecanla konuşurken, aynı yatırımın %30 düşmesi ihtimalini pek düşünmek istemiyor.
Oysa gerçek risk toleransınızı piyasa yükselirken anlayamazsınız.
Asıl sınav fiyatlar düştüğünde başlar.
100.000 TL'nizin 90.000 TL olduğunu gördüğünüzde ne yaparsınız?
Peki 80.000 TL olduğunda?
Gece rahat uyuyabiliyor musunuz?
Panikle satıyor musunuz?
Yoksa neden yatırım yaptığınızı bilerek planınıza devam edebiliyor musunuz?
İşte gerçek risk profiliniz burada ortaya çıkar.
Kağıt üzerinde herkes cesurdur.
Piyasa düştüğünde ise insan kendi yatırımcı karakteriyle tanışır.
6. Bütün Paranızı Aynı Göreve Vermeyin
Ben paraya biraz çalışanlar gibi bakıyorum.
Şirketinizde 10 çalışanınız olduğunu düşünün.
Hepsini satış bölümüne koyar mıydınız?
- Muhasebeyi kim yapacak?
- Üretimi kim yapacak?
- Müşteri hizmetlerine kim bakacak?
Paranız da böyledir.
Portföyünüzdeki her paranın aynı işi yapmak zorunda olmadığını düşünüyorum.
- Bir bölümünün görevi sermayeyi korumak olabilir.
- Bir bölümünün görevi uzun vadede büyümek olabilir.
- Bir bölümü fırsatlar için bekleyebilir.
- Bir bölümü daha yüksek riskli yatırımlarda değerlendirilebilir.
- Bir bölümüyle trade yapılabilir.
Böyle düşündüğünüzde:
“En çok hangi yatırım kazandıracak?”
sorusundan uzaklaşıp çok daha önemli bir soruya geçersiniz:
“Paramın hangi kısmına hangi görevi vereceğim?”
Bence portföy yönetiminin özü biraz da budur.
7. Örnek: Ayda 10.000 TL Yatırım Yapabilen Birisi Ne Yapabilir?
Şimdi işi biraz somutlaştıralım.
Diyelim ki bütün giderlerinizi karşıladıktan ve gerekli güvenlik yastığınızı oluşturduktan sonra her ay düzenli olarak 10.000 TL yatırım için ayırabiliyorsunuz.
Bu paranın tamamıyla her ay tek bir hisse almak zorunda değilsiniz.
Örneğin sadece mantığı göstermek amacıyla şöyle bir dağılım düşünelim:
4.000 TL → Daha düşük riskli yatırımlar
Para piyasası fonları veya kişinin şartlarına uygun daha düşük oynaklığa sahip araçlar bu bölümde değerlendirilebilir.
3.000 TL → Uzun vadeli büyüme yatırımları
Hisse senetleri veya hisse ağırlıklı yatırım fonları gibi uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan yatırımlar düşünülebilir.
2.000 TL → Çeşitlendirme
Altın ve benzeri farklı varlık grupları portföyün tek bir piyasaya bağımlı kalmasını azaltmak amacıyla kullanılabilir.
1.000 TL → Yüksek risk / Trade
Kripto veya aktif trade gibi daha yüksek risk içeren işlemler için daha sınırlı bir sermaye ayrılabilir.
Burada verdiğim rakamlar yatırım tavsiyesi veya örnek portföy önerisi değildir.
%40, %30, %20, %10 oranlarının sizin için doğru olduğunu söylemiyorum.
Anlatmak istediğim şey parayı amaçlarına göre bölme mantığıdır.
20 yaşındaki bekar bir genç için bu oranlar farklı olabilir.
60 yaşındaki emekli bir kişi için çok daha farklı olabilir.
8. Küçük Sermayeyle Başlamak Bir Dezavantaj Değildir
Yatırım dünyasında sık duyduğum bir başka cümle:
“Hocam benim param çok az. Biraz biriktireyim, sonra yatırım yaparım.”
Ben buna farklı bakıyorum.
Küçük sermayeyle başlamak aslında size çok değerli bir fırsat verir: Ucuz eğitim.
10.000 TL'lik portföy yönetirken yaptığınız %10'luk bir hata ile 1 milyon TL'lik portföy yönetirken yaptığınız %10'luk hatanın size öğrettiği ders benzer olabilir.
Ama faturası aynı değildir. :)
Bu nedenle küçük parayla;
- piyasayı,
- kendinizi,
- korkularınızı,
- açgözlülüğünüzü,
- sabretmeyi,
- zarar etmeyi
- ve yeniden başlamayı öğrenebilirsiniz.
Bunlar kitap okuyarak tamamen öğrenilebilecek şeyler değildir.
Bazılarını yaşayarak öğrenirsiniz.
Bu nedenle ilk yatırımınızın amacı sizi zengin etmek olmak zorunda değil.
İlk yatırımınızın amacı sizi yatırımcı yapmak olabilir.
9. Maaşınız Arttığında Yatırımınız da Artsın
Burada çok önemli bir tuzak daha var.
Gelirimiz arttığında yaşam standardımızı hemen yükseltmeye eğilimliyiz.
Diyelim ki 50.000 TL kazanırken 5.000 TL yatırım yapıyorsunuz.
Geliriniz 70.000 TL'ye çıktı.
Aradaki 20.000 TL'nin tamamını yaşam standardınızı yükseltmek için harcamak zorunda değilsiniz.
Yatırım miktarınızı da artırabilirsiniz.
Çünkü finansal özgürlüğe giden yolun iki motoru vardır:
Daha fazla kazanmak ve kazandığınız paranın bir bölümünü geleceğiniz için çalıştırmak.
Sadece daha fazla kazanmak yetmez.
Çünkü giderleriniz gelirinizle aynı hızda büyüyorsa koşu bandında koşuyorsunuz demektir.
Çok yorulursunuz.
Ama olduğunuz yerden fazla uzaklaşamazsınız.
10. Yatırım Planınız Sıkıcıysa Belki de Doğru Yoldasınızdır :)
Sosyal medyada yatırım heyecanlı görünür.
- “Bu coin uçacak!”
- “Bu hisse patlayacak!”
- “Son fırsat!”
- “Kaçırmayın!”
Gerçek yatırım hayatı ise çoğu zaman çok daha sıkıcıdır.
- Gelir gelir.
- Belirlediğiniz miktarı ayırırsınız.
- Planınıza göre yatırırsınız.
- Beklersiniz.
- Sonraki ay tekrar yaparsınız.
- Piyasa yükselir.
- Planınıza devam edersiniz.
- Piyasa düşer.
- Yine planınıza devam edersiniz.
- Bazen hiçbir şey yapmazsınız.
- Ve bunu yıllarca tekrarlarsınız.
Kulağa çok heyecanlı gelmiyor, değil mi? :)
Ama servet oluşturmanın önemli bir kısmı zaten heyecandan değil, disiplinden gelir.
Büyük Para mı, Büyük Disiplin mi?
Yatırım yapmak için zengin olmayı beklemeyin.
Çünkü yatırım sadece zengin insanların yaptığı bir şey değildir.
İnsanların zaman içinde servet oluşturmak için kullandıkları araçlardan biridir.
Bugün 1.000 TL ile başlayabilirsiniz. Yarın 2.000 TL olabilir.
Geliriniz arttığında 5.000 TL olur. Sonra 10.000 TL...
Rakam değişebilir.
Ama alışkanlık aynı kalır.
Bu nedenle başlangıçta portföyünüzün büyüklüğünden çok, oluşturduğunuz sistemle ilgilenin.
- Gelirinizi bilin.
- Giderinizi bilin.
- Borçlarınızı yönetin.
- Acil durum paranızı ayırın.
- Yatırım için düzenli kaynak oluşturun.
- Riskinizi belirleyin.
- Paranızı farklı amaçlara bölün.
Ve en önemlisi...
Zamana izin verin.
İlk yazımda yatırım yapmanın sadece para kazanmak değil, hayatımızı geri kazanmak olduğunu söylemiştim.
İşte o hayatı bir günde geri satın alamıyoruz.
Her ay yaptığımız küçük yatırımlarla, gelecekteki özgürlüğümüzden küçük parçalar satın alıyoruz.
Belki bugün ayırdığınız 1.000 TL size çok küçük görünüyor.
Ama asıl değerli olan o 1.000 TL değildir.
O parayı ayırabilen yatırımcı karakterini oluşturmaya başlamanızdır.
Çünkü finansal özgürlüğe giden yol çoğu zaman büyük bir parayla başlamaz. Doğru bir planla başlar.
Aydın Bilek
AYDINHOCA.COM
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme ve finansal okuryazarlık amacı taşımaktadır. Her yatırım aracının farklı riskleri vardır. Yatırım kararlarınızı kendi mali durumunuz, hedefleriniz ve risk profiliniz doğrultusunda vermelisiniz.